Minimal İnvaziv Tedaviler...
+90 537 303 68 22

Damar İçi Tedaviler

Damar İçi Hedefe Yönelik Tedaviler

Kanser tedavisi, birçok disipilinin birlikte yer aldığı kompleks bir alandır. Girişimsel onkoloji bugün artık modern kanser tedavisinde, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi ve cerrahi ile birlikte tedavinin 4. ayağını oluşturmaktadır.

Girişimsel radyoloji, kanser mücadelesinde; tanı (biyopsiler), tedavi ve ağrı palyasyonunda aktif olarak rol alır. Minimal invaziv hedefe yönelik tedavi ile hasta merkezli, bireyselleştirilmiş yaklaşımları oluşturur.

Avantajları nelerdir?

Minimal invazivdir, iğne deliği büyüklüğünde kesiler ile tedavi yapılır.
Komplikasyon, yan etki oranı çok düşüktür.
Çoğu zaman lokal anestezi ile uygulanır.
Sistemik etki yoktur sadece tümör hedeflenir, sağlıklı doku etkilenmez.
Çoğunlukla hastane yatış gerektirmez yada 1 gece yatış ile taburculuk sağlanır.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Tümör Ablasyonu (Cilt Yoluyla Yapılan Tedaviler)

Direk olarak kanserli doku hedeflenir, tümöre cilt üzerinden ulaşılır. Yüksek ısı oluşturan, radyofrekans (RF) ya da mikrodalga (MD) enerjisi kullanılarak tümör ısı ile yok edilir.
Görüntüleme eşliğinde yapılır. Tüm işlem basamakları güvenli ve kontrollü olarak Ultrason, BT (bilgisayarlı tomografi) yada CBCT (Cone-Beam CT) olarak bilinen yüksek teknoloji ile donatılmış görüntüleme araçlarıyla takip edilir. Böylece hedef dışı tedaviyi engellerken komplikasyon riski de düşürülür.

İNTRAARTERYAL TEDAVİLER / DAMAR İÇIİ HEDEFE YÖNELIK TEDAVİLER)

TAKE- Transarterial Kemoembolizasyon
TAE- Transarterial Emboliasyon
TARE-Transarteryal Radyoembolizasyon

Kasıktan anjiyo yöntemi ile tümörü besleyen damarların kapatılması işlemidir.
Partikül denen küçük tanecikler kullanılır. Partiküller, tümörün beslenmesini bozarak yok etmektedir.
TAKE’ de partiküllere kemoterapötik ilaç yüklenmiştir. Yani tümörün hem beslenmesi bozulur hemde kemoterapiye maruz bırakılır. Sadece tümörü hedefleyerek uygulanan kemoterapi ile istenmeyen sistemik etkiler (mide-barsak sistemi şikayetleri, saç dökülmesi, vb.) engellenirken etki katsayısı çok yüksek oranda artar.
TARE’de ise radyoaktif madde yüklü tanecikler ile besleyici atar damarlar kapatılır.

TAKE, tümörü besleyen kan akışını bloke etmeyi ve karaciğer kanserine doğrudan yüksek dozda kemoterapi uygulamasının birleşimidir. Yani bu iki yönlü bir yaklaşımdır. Kemoterapi kanser hücrelerini öldürür ve kan akışını bloke etmek kanserin besin ve oksijenini keserek etki eder.

TARE ve SIRT aynı işlemin farklı isimlerdir. Kemoterapi yerine, kan akışı engellenmeden önce kısa etkili radyasyon taşıyan partiküller ile tümötü besleyen damarlar kapatılır. Radyoaktif madde tümör içinde hapsolur çünkü kan akımı engellenmiş ve tümörün dokusu içerisine yerleştirilmiştir. Radyasyondan gelen enerji yalnızca birkaç milimetre yayılabilir ve birkaç hafta içinde yok olur. Bu nedenle, normal karaciğer dokusunu etkilemeden doğrudan kansere yüksek dozda radyasyon verir.

İNTRAARTERYAL TEDAVİLER / DAMAR İÇIİ HEDEFE YÖNELIK TEDAVİLER)

TAKE veya TARE / SIRT; hepatosellüler karaciğer kanser (HCC) tedavisi için kullanılmaktadır. Ayrıca meme, kolon-rektum (kalın bağırsak) kanserlerinin karaciğer metastazlarında da başarıyla uygulanır.

Karaciğerinizde birkaç tümör varsa erken evre HCC’ler için,erken evre HCC’yi tedavi etmede diğer tedavilerle birlikte uygulanır.
Nakil bekeyen hastalarımızda karaciğer tümörünü kontrol etmek için
HCC’yi küçültmek (‘evre geriletmek’) böylece karaciğer nakli sırasında kalabilmek için
Nakil beklerken HCC’yi kontrol altında tutmaya yardımcı olmak için
Yapılan tedavilerden sonra nüks eden tümörleri control altına almak için uygulanır

Yan Etkiler

TAKE veya TARE’den kaynaklanan kemoterapi veya radyasyondan ziyade embolizasyondan kaynaklanır.

Genellikle kemoterapi ilacı karaciğerde tümör içinde bloke edildiği için kemoterapiden yan etki görmezsiniz. Bazen bir kısmı sızabilir ve yan etkilere neden olabilir.

TARE’deki radyasyon yalnızca birkaç milimetre hareket eder, bu nedenle normal vücut dokusunun çoğunu etkilemez ve yan etkilere neden olma eğilimi de yoktur.

Çoğu kişi, herhangi bir embolizasyon türünden sonra birkaç gün boyunca yüksek ateş yaşar. Ayrıca: halsizlik, ishal, sağ yan ağrısı (bu ağrının sağ omzunuza kadar yayılması), grip benzeri ağrılar ve sızılar nadiren görülebilir.Bu yan etkiler kısmen kanser parçalanırken salınan kimyasallardan kaynaklanır. Genellikle tedaviden bir veya iki gün sonra başlar ve 10 güne kadar sürer.  Doktorunuz bu durum için uygun ilaç tedavisini düzenleyecektir.