Minimal İnvaziv Tedaviler...
+90 537 303 68 22

Tiroid Nodüllerinin Tedavisi

Tiroid Nodülü Nedir ve Ne Zaman Tedavi Edilmelidir?

Tiroid nodülü, tiroid bezi hücrelerinin yumru oluşturacak şekilde anormal büyümesidir. Çoğunlukla iyi huylu olmakla birlikte % 7-15 oranında kanserli doku içerebilir. Guatr ise bezin bütün olarak büyümesidir ve bu büyüme çok sayıda nodül gelişimi şeklinde olabilir.

Nodüllerin bir kısmı şikayet oluşturmaz ve rutin muayene sırasında, ultrason (US) yada bilgisayarlı tomografi (BT) gibi görüntülemeler sırasında tesadüfen keşfedilirler.

Nodüle bağlı gelişebilecek şikayetler şunlardır:

Bası etkisine bağlı gelişebilecek şikayetler
Boyun, çene, kulak ağrısı
Ses kısıklığı
Yemek borusuna bası sonucunda; yutma güçlüğü, boğazda takılma hissi,
Nefes borusuna bası sonucunda; nefes darlığı
Kozmetik sorunlar
Nodüle bağlı kozmetik şikayetlerin ortaya çıkış zamanı, nodülün boyutuna ve yerleşimine göre değişmekle birlikte en sık tedavi endikasyonudur.
Hormonal sorunlar
Nodüllerin bir kısımı hormon salgılayabilmektedir (hipertiroidi) ve bu da bez fonksiyonlarını etkilemektedir. Hormon testlerindeki anormal sonuçlar ve buna bağlı gelişen semptomlar nodule bağlı olabilir.
Sinirlilik, aşırı heyecan ve duygusallık
Kilo kaybı
Sıcağa tahammülsüzlük ve aşırı terleme
Titreme
Çarpıntı ve kalp atım sayısında artış
Saç dökülmesi
Cilt ve tırnaklarda değişiklik
Barsak hareketlerinde artma
Kuvvet azalması
Adet kanamasında (Mensturasyon) düzensizlik

Tanı Yöntemleri

Nodül tanısı ultrason ile konulur. Patolojik tanı (iyi/kötü huylu) ise ince iğne biyopsisi ile konulmaktadır. Deneyimli bir girişimsel radyolog nodülün uygun alanlarından yeterli materyali toplar. Tedavi öncesinde biyopsi materyali patolog tarafından incelenerek nodülün histopatolojik tanısı konulmalıdır.

Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Cerrahi tedavi; tiroid bezinin tamamının çıkarıldığı, genel anestezi altında yapılan açık ameliyatlardır. Boyun ön kısımdan yapılan kesi ile bez çıkartılır.

Kısıtlayıcı yanları:

Öncelikle genel anestezi altında olması ve ameliyat kesisi.
Yara iyileşmesi sonrasında kesi alanında izlenen kozmetik sorunlar
Bezin tamamının alınması nedeniyle hastanın hayatı boyunca hormon tedavisine mahkum olması
Tiroid hormonları hayati önem taşımaktadır. Hergün düzenli olarak alınmalı ve kısa süreli takiplerle kan seviye ölçümlerine göre düzenlenmelidir
Komplikasyon gelişimi
Kalıcı/geçici sinir hasarları
Kanama
Paratiroid bezi hasarı
Hastane yatışı gerektirmesi ve uzun iyileşme süreci

Ablasyon Yöntemi / Ameliyatsiz Tedavi

İyi huylu tiroid nodüllerinin cerrahi olmayan tedavi yöntemidir. Nodül aylar içinde %85-90 oranında küçülüp inaktif bir hal alırken tiroid bezi korunur.
Ultrason eşliğinde iğne ucu büyüklüğünde bir kesi üzerinden yapılan minimal invaziv tedavi seçeneğidir. Nodül içerisine aktarılan mikrodalga enerjisi ile oluşan ısı, dokuda nekroz yani hücre ölümü gerçekleştirir. Böylece ölü doku vücut tarafından uzaklaştırılırken, nodül boyutları da küçülür. Hem solid yani katı hem de kistik yani sıvı nodüllerde uygulanabilir.
Etkinliği ve güvenilirliği ispatlanmış olup uzun yıllardır bir çok tümörün ameliyatsız tedavisinde kullanılmaktadır. Yaptığımız çalışmalarda datedavinin etkinliğini, güvenliğini ve tiroid bezine zarar vermediğini kanıtlamış bulunmaktayız.

Neden Ablasyon/Ameliyatsiz Tedavi?

Hastane yatışı gerektirmez, işlem süresi ve iyileşme zamanı oldukça kısadır (Ertesi gün günlük hayata devam edilebilir).
Genel anestezi gerektirmez.
Komplikasyon oranı cerrahiye ve alternatifi diğer yöntemlere kıyasla çok daha düşüktür
En önemli etkenlerden biri de ablasyon yönteminde tiroid bezi korunur yani sadece kitle hedeflenir. Bez fonksiyonları etkilenmez, hormon tedavisi gerektirmez.
Yara izi, skar gelişimi yoktur (kozmetik mükemmellik)

Kimlere Uygulanır?

Bahsedilen semptomlardan bir veya daha fazlasının varlığında yada
Kozmetik olarak nodülün sorun oluşturması halinde ya da
Takiplerde boyut artışı olması halinde ve
Hastada nodüle bağlı kanser gelişimi ile ilgili kaygı varsa hasta tedavi edilmelidir.

İşlem Nasıl Uygulanır?

İşlem, lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Ultrason rehberliğinde cilt üzerinden nodül içerisine ince bir iğne yerleştirilir. İğne bir kablo ile jeneratöre bağlıdır ve böylece iğnenin ucuna mikrodalga enerjisi gönderilir. Bu enerji dokuda ablasyon yani hücre ölümü gerçekleştirir.

Able edilen doku zamanla yok olur ve nodül  küçülerek yok olur. İşlemden sonra birkaç saat gözlem altında dinlenme sağlanır. Gün içerisinde taburculuk yapılır ve ertesi gün günlük hayata devam edilebilir.

İşlem Nasıl Uygulanır?

İşlemden sonra 1. ayda, 3. ayda, 6 ve 12. aylarda ultrason ile nodülün boyutu takip edilir. Yapılan çalışmalarda ve yayınlarımızda gösterildiği üzere, küçülme oranları 1. ayda %50, 3. ayda %40-60, 6. ayda %60-80 ve 12. ayda %80-95 dir. Hacimsel küçülme bazı hastalarda daha düşük olabilir. Bu durumda 3-6. aylar arasında 2. bir seans yapılabilir.

Riskleri Nelerdir?

Minimal invaziv tedavilerde komplikasyon oranları oldukça düşük olup bir çoğu minor yani tedavi gerektirmeyen komplikasyonlardır. Mikrodalga ablasyon işlemi ise günümüzde çok daha ince iğnelerin kullanılması, olanak sağladığı teknikler ile diğer yöntemlerin önüne geçmiştir. Literatürde tanımlanmış en yaygın komplikasyon geçici sinir hasarı olmakla birlikte sıklığı oldukça düşüktür. Çok nadiren kanama, enfeksiyon gibi kompliasyonlar görülebilir.